Duygudurum Bozuklukları

Duygudurum bozuklukları, duygudurumun süresi, şiddeti ve dalgalanması yönünden olağan aralığın dışına çıktığı tabloların ortak adıdır. Herkesin yaşadığı iniş çıkışlardan farkı, bu değişimlerin haftalarca sürmesi ve işlevselliği bozmasıdır.

Başlıca tablolar

Majör depresif bozukluk: En sık görülen tablodur. Ayrıntılar depresyon sayfasında.

Süregiden depresif bozukluk (distimi): Daha hafif ama çok daha uzun süren, en az iki yıl devam eden çökkünlük. Kişi çoğu zaman bunu bir hastalık değil, kendi karakteri sanır.

İki uçlu (bipolar) bozukluk: Depresif dönemlerin yanı sıra mani ya da hipomani dönemlerinin de görüldüğü tablo. Mani döneminde belirgin biçimde artmış enerji, azalmış uyku ihtiyacı, hızlanmış konuşma ve düşünce, aşırı özgüven, riskli kararlar görülebilir.

Adet öncesi disforik bozukluk: Döngüye bağlı olarak ortaya çıkan belirgin duygudurum değişiklikleri.

Doğum sonrası duygudurum değişiklikleri: Doğumdan sonraki ilk günlerdeki geçici hüzünden farklı olarak, haftalarca süren ve annenin işlevselliğini bozan tablolar değerlendirme gerektirir.

İki uçlu bozuklukta hekim değerlendirmesi zorunludur

İki uçlu bozukluk psikiyatrik takip ve çoğu durumda ilaç tedavisi gerektirir; psikoterapi tek başına yeterli değildir. Ayrıca yalnızca depresif dönem üzerinden yapılan yanlış değerlendirmeler tabloyu ağırlaştırabilir. Bu nedenle geçmişte olağandışı biçimde enerjik, uykusuz ve hızlı geçen dönemleriniz olduysa bunu mutlaka paylaşın. Psikolog tanı koymaz ve ilaç önermez.

Neye bakılır?

  • Belirtilerin süresi ve gün içindeki seyri
  • Uyku ve iştahtaki değişimin yönü
  • Enerji, hız ve konuşma temposundaki değişiklikler
  • Dönemler hâlinde mi, sürekli mi olduğu
  • Mevsimsel bir örüntü olup olmadığı
  • Ailede benzer tablo öyküsü
  • Bedensel hastalıklar ve kullanılan ilaçlar

Psikoterapide ne çalışılır?

  • Psikoeğitim: Tablonun ve seyrinin anlaşılması.
  • Günlük ritim düzenlemesi: Uyku, öğün ve etkinlik saatlerinin düzenlenmesi duygudurum dalgalanmalarını azaltır.
  • Erken uyarı işaretleri: Bir dönemin başladığını gösteren kişiye özel belirtilerin tanınması ve eylem planı hazırlanması.
  • Bilişsel ve davranışsal çalışma: Çökkün dönemde davranışsal aktivasyon ve düşünce çalışması.
  • İlaç uyumunun desteklenmesi: Hekimin planladığı tedaviye bağlılığın önündeki engellerin ele alınması.
  • Aile bilgilendirmesi.

Sık sorulan sorular

Sadece terapiyle yönetilebilir mi?

Hafif ve orta düzey depresif tablolarda psikoterapi tek başına yeterli olabilir. İki uçlu bozuklukta ve ağır tablolarda psikiyatrik tedavi gereklidir.

Karakterim mi böyle, hastalık mı?

Uzun süredir devam eden hafif çökkünlük çoğu zaman karakter sanılır. Distimi tam da bu nedenle geç fark edilir ve tedaviye yanıt verir.

Kalıtsal mı?

Ailesel yatkınlık bildirilmektedir, ancak yatkınlık kesinlik anlamına gelmez; çevresel etkenler ve baş etme biçimleri belirleyicidir.

Görüşme talebi ve bilgi için

Uzm. Klinik Psikolog Sevgi Okutan

0532 519 80 10

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Tanı yalnızca yüz yüze klinik değerlendirmeyle konulabilir. Acil bir durumda 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayabilirsiniz.