Sosyal Fobi (Sosyal Kaygı Bozukluğu)

Sosyal kaygı bozukluğu, başkaları tarafından değerlendirileceği durumlarda ortaya çıkan yoğun ve sürekli korkudur. Utangaçlıktan farkı, korkunun şiddeti ve kişinin yaşamını daraltacak kadar kaçınmaya yol açmasıdır.

Utangaçlık mı, sosyal fobi mi?

Utangaçlık bir mizaç özelliğidir; kişi zorlanır ama durumun içinde kalabilir ve zamanla rahatlar. Sosyal kaygı bozukluğunda ise korku orantısızdır, altı aydan uzun sürer, kişi durumlardan kaçınır ya da yoğun sıkıntıyla katlanır ve bu durum iş, okul veya ilişkilerini belirgin biçimde etkiler.

Hangi durumlarda ortaya çıkar?

  • Topluluk önünde konuşma, sunum yapma, derste söz alma
  • Tanımadığı kişilerle tanışma, sohbet başlatma
  • Başkalarının yanında yemek yeme ya da bir şey içme
  • Telefonla konuşma, kasada sıra bekleme, bir şey iade etme
  • Gözlenirken bir iş yapma; yazı yazma, imza atma
  • Otorite konumundaki biriyle konuşma

Belirtiler

Bedensel: Yüz kızarması, terleme, titreme, ses titremesi, çarpıntı, ağız kuruluğu, mide bulantısı.

Zihinsel: “Aptal görüneceğim”, “sesim titreyecek ve fark edecekler”, “herkes bana bakıyor” biçiminde düşünceler; olay öncesinde uzun süren hazırlık kaygısı ve sonrasında olayın zihinde tekrar tekrar gözden geçirilmesi.

Davranışsal: Davetlere gitmeme, göz teması kurmama, kısa cevaplar verme, kalabalıkta arkada durma.

Döngüyü besleyen üç mekanizma

  • Kendine yönelmiş dikkat: Kişi karşısındakine değil kendi belirtilerine odaklanır; bu hem belirtileri artırır hem gerçek geri bildirimi görmeyi engeller.
  • Güvenlik davranışları: Bardağı iki elle tutmak, hazır cümleler ezberlemek, konuşmayı kısa kesmek. Kişi rahatladığını sanır ama bunlar “ancak böyle yaparsam idare ederim” inancını güçlendirir.
  • Olay sonrası muhasebe: Görüşme bittikten sonra saatlerce “ne dedim, nasıl göründüm” diye gözden geçirme. Anı olduğundan daha kötü hatırlatır.

Terapide ne çalışılır?

  • Dikkatin yönünün değiştirilmesi: Kendi belirtilerinden dışarıya, karşıdaki kişiye ve konuşmanın içeriğine.
  • Davranışsal deneyler: “Kızarırsam herkes fark eder ve kötü düşünür” gibi tahminlerin gerçek durumlarda sınanması.
  • Güvenlik davranışlarının bırakılması.
  • Kademeli maruz bırakma: Kolaydan zora doğru sosyal durumlara planlı giriş.
  • Olay sonrası muhasebenin durdurulması.
  • Beceri çalışması: Göz teması, sohbet başlatma ve sürdürme, kendini ifade etme.

Sosyal kaygı bozukluğunda bilişsel davranışçı terapi güçlü kanıt tabanına sahiptir. Konu anksiyete bozuklukları başlığının bir alt tablosudur.

Sık sorulan sorular

Ben sadece içe dönük biri olabilir miyim?

İçe dönüklük bir kişilik özelliğidir ve rahatsızlık vermez. Sosyal kaygıda kişi ilişki kurmak ister ama korkusu nedeniyle kaçınır. Ayrım buradadır.

Ne zaman başlar?

Sıklıkla ergenlik döneminde başlar. Erken müdahale, kaçınmanın yerleşmesini önlediği için önemlidir.

İlaç gerekir mi?

Hafif ve orta tablolarda psikoterapi tek başına yeterli olabilir. Ağır tablolarda hekim değerlendirmesi önerilebilir; ilaç kararı hekime aittir.

Görüşme talebi ve bilgi için

Uzm. Klinik Psikolog Sevgi Okutan

0532 519 80 10

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Tanı yalnızca yüz yüze klinik değerlendirmeyle konulabilir. Acil bir durumda 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayabilirsiniz.