Panik Atak

Panik atak, beklenmedik biçimde başlayan ve dakikalar içinde tepe noktasına ulaşan yoğun bir korku ya da rahatsızlık dalgasıdır. Yaşayan kişi için çoğu zaman ciddi bir tıbbi durum gibi hissedilir; bu nedenle ilk başvurular sıklıkla acil servislere olur.

Panik atak sırasında ne olur?

Atak genellikle on dakika içinde en yoğun noktasına ulaşır ve çoğunlukla yirmi–otuz dakika içinde yatışır. Sırasında görülenler:

  • Çarpıntı, kalp atışlarının hızlanması
  • Terleme, titreme, üşüme ya da ateş basması
  • Nefes darlığı, boğuluyormuş hissi, göğüste sıkışma
  • Bulantı, karın ağrısı
  • Baş dönmesi, sersemlik, bayılacakmış gibi hissetme
  • Uyuşma ve karıncalanma
  • Kendine ya da çevreye yabancılaşma hissi
  • Kontrolü kaybetme, çıldırma ya da ölme korkusu

Panik atak ile panik bozukluk aynı şey mi?

Hayır. Panik atak bir yaşantıdır ve pek çok insan yaşamı boyunca en az bir kez deneyimler; tek başına bir tanı değildir.

Panik bozukluk ise atakların tekrarlaması ve kişinin en az bir ay boyunca yeni bir atak gelmesinden sürekli endişe duyması ya da bu nedenle davranışlarını belirgin biçimde değiştirmesidir. Asıl yaşamı daraltan çoğu zaman atağın kendisi değil, “yine olacak” beklentisidir.

Neden tekrarlıyor?

Panik bozuklukta kısır bir döngü işler: bedende olağan bir duyum ortaya çıkar (heyecan, kafein, merdiven çıkma) → bu duyum felaket olarak yorumlanır (“kalbim duruyor”) → yorum kaygıyı yükseltir → yükselen kaygı bedensel duyumları artırır → duyumlar yorumu doğrular gibi görünür. Terapinin hedefi bu döngünün kırılmasıdır.

Kaçınma nasıl büyür?

Atağın yaşandığı yerler zamanla riskli olarak kodlanır. Önce metro, sonra otobüs, sonra kalabalık caddeler, sonra tek başına dışarı çıkmak. Yaşam alanı adım adım daralır ve bir noktada evden çıkamama tablosuna kadar ilerleyebilir.

Kaçınmayla aynı işi gören ince davranışlar da vardır: yanında su ya da ilaç taşımak, çıkışa yakın oturmak, hep birinin eşlik etmesini istemek. Bunlar kısa vadede rahatlatır, uzun vadede korkuyu besler.

Terapide ne çalışılır?

  • Psikoeğitim: Atak sırasında bedende ne olduğunun anlaşılması. Panik atak tehlikeli değildir ve kendiliğinden yatışır.
  • Yorumların sınanması: “Kalbim duracak”, “bayılacağım”, “delireceğim” gibi çıkarımların kanıtlarıyla değerlendirilmesi.
  • İçsel maruz bırakma: Korkulan bedensel duyumların güvenli biçimde ve kontrollü olarak oluşturulması; böylece duyumun tehlikeli olmadığı doğrudan deneyimlenir.
  • Durumsal maruz bırakma: Kaçınılan yerlere kademeli geri dönüş.
  • Güvenlik davranışlarının bırakılması.
  • Nefes ve gevşeme çalışması: Aşırı soluma sonucu ortaya çıkan belirtilerin yönetimi.

Panik bozuklukta bilişsel davranışçı terapi en güçlü kanıt tabanına sahip yaklaşımdır. Atakların travmatik bir yaşantıyla bağlantılı olduğu durumlarda EMDR de sürece eklenebilir.

Sık sorulan sorular

Panik atak tehlikeli mi, kalbime zarar verir mi?

Panik atağın kendisi tıbbi olarak tehlikeli değildir. Yine de belirtiler kalp ve tiroid hastalıkları gibi durumlarla karışabildiği için ilk kez yaşandığında hekim değerlendirmesi gerekir.

Atak sırasında ne yapmalıyım?

Atağı durdurmaya çalışmak çoğu zaman şiddetini artırır. Nefesi yavaşlatmak, olduğunuz yerde kalmak ve atağın kendiliğinden geçeceğini hatırlamak daha işlevseldir. Bu becerinin görüşmelerde çalışılması gerekir.

Ne kadar sürede geçer?

Panik bozukluk, psikoterapiye en iyi yanıt veren tablolardan biridir. Yine de süre kişiye göre değişir; kesin bir seans sayısı ya da sonuç garantisi verilemez.

İlaç kullanıyorum, terapi alabilir miyim?

Evet, birlikte yürütülebilir. İlaçla ilgili kararlar hekiminize aittir.

Görüşme talebi ve bilgi için

Uzm. Klinik Psikolog Sevgi Okutan

0532 519 80 10

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Tanı yalnızca yüz yüze klinik değerlendirmeyle konulabilir. Acil bir durumda 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayabilir ya da en yakın acil servise başvurabilirsiniz.