Kişilik Bozuklukları

Kişilik bozuklukları, kişinin düşünme, duygulanım, ilişki kurma ve dürtü kontrolü örüntülerinin kültürel beklentilerden belirgin biçimde ayrıldığı, esnek olmayan ve süreklilik gösteren tablolardır. Belirtiler ergenlik ya da erken yetişkinlikte belirginleşir.

Kişilik özelliği mi, bozukluk mu?

Herkesin belirgin kişilik özellikleri vardır; titizlik, çekingenlik, girişkenlik gibi. Bunlar duruma göre esneyebiliyor ve kişiye zarar vermiyorsa özelliktir.

Bozukluktan söz edebilmek için örüntünün yaygın olması (birçok alanda görülmesi), esnek olmaması (duruma göre değişmemesi), süreklilik göstermesi ve kişide belirgin sıkıntı ya da işlevsellik kaybı yaratması gerekir.

Etiket değil, anlama çabası

Bu başlık, günlük dilde en çok yanlış kullanılan alanlardan biridir. “Narsist”, “borderline” gibi ifadeler çoğu zaman bir tanı olarak değil, hakaret ya da kolay bir açıklama olarak kullanılıyor. Kişilik bozukluğu tanısı yalnızca ayrıntılı klinik değerlendirmeyle, zaman içinde ve bir uzman tarafından konur. Kendinize, eşinize ya da bir yakınınıza internetten tanı koymayın; bu, hem yanlış hem de ilişkiye zarar veren bir yaklaşımdır.

Üç küme

A kümesi — tuhaf ve sıra dışı görünen örüntüler: paranoid, şizoid, şizotipal. Ortak tema güvensizlik ve sosyal kopukluktur.

B kümesi — dramatik ve değişken örüntüler: antisosyal, borderline (sınırda), histriyonik, narsisistik. Ortak tema duygu düzenleme güçlüğü ve ilişkilerde dalgalanmadır.

C kümesi — kaygılı ve çekingen örüntüler: çekingen, bağımlı, obsesif kompulsif kişilik. Ortak tema kaygı ve denetim ihtiyacıdır.

Kişilerin çoğu tek bir kalıba tam olarak oturmaz; bu nedenle güncel yaklaşımlar katı kategoriler yerine işlevsellik ve örüntü şiddeti üzerinden değerlendirmeye yönelmektedir.

Nasıl gelişir?

Tek bir neden yoktur. Mizaç yatkınlığı ile erken dönem yaşantılarının etkileşimi belirleyicidir: tutarsız ya da öngörülemez bakım, duygusal ihmal, örseleyici yaşantılar, kişinin ihtiyaçlarının karşılanmaması. Bu örüntüler bir zamanlar işe yarayan baş etme biçimleriyken zamanla katılaşır ve yetişkinlikte sorun üretmeye başlar.

Terapide ne çalışılır?

  • Terapötik ilişki: Bu alanda ilişkinin kendisi en önemli araçtır. Güvenli ve tutarlı bir ilişki kurulması zaman alır ve sürecin temelini oluşturur.
  • Örüntünün haritalanması: Tekrar eden ilişki döngülerinin ve tetikleyicilerin görünür kılınması.
  • Duygu düzenleme: Yoğun duyguyu davranışa dökmeden taşıyabilme.
  • Şema ve mod çalışması: Erken dönemde oluşmuş temel inançların ve bunların bugünkü karşılıklarının ele alınması.
  • Dürtü kontrolü ve zarar verici davranışların azaltılması.
  • İlişki becerileri: Sınır koyma, çatışmayı yönetme, onarım yapabilme.

Süreç, belirli bir odakla yürütülen çalışmalara göre belirgin biçimde uzundur. Buna karşılık, özellikle sınırda kişilik örgütlenmesinde yapılandırılmış psikoterapilerin anlamlı iyileşme sağladığı bildirilmektedir.

Sık sorulan sorular

Kişilik bozukluğu değişmez mi?

Yaygın bir yanlış inanıştır. Değişim yavaştır ama mümkündür; özellikle duygu düzenleme ve ilişki alanında belirgin ilerleme bildirilmektedir.

Eşimde bu belirtileri görüyorum, ne yapmalıyım?

Ona tanı koymak yerine kendi yaşadığınız zorlanma üzerinden destek almanız daha işlevseldir. Sorun ilişkiye özgüyse çift terapisi uygun bir çerçeve olabilir.

İlaç kullanılır mı?

Kişilik bozukluğunun kendisi için değil, eşlik eden depresyon, kaygı gibi tablolar için hekim tarafından ilaç düzenlenebilir. Psikolog ilaç önermez.

Görüşme talebi ve bilgi için

Uzm. Klinik Psikolog Sevgi Okutan

0532 519 80 10

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Tanı yalnızca yüz yüze klinik değerlendirmeyle konulabilir. Acil bir durumda 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayabilirsiniz.