Sınav ve Performans Kaygısı

Sınav öncesinde bir miktar kaygı duymak beklenen ve işlevsel bir durumdur; dikkati toplar ve çalışmayı destekler. Sorun, kaygının bu eşiği aşıp performansı bozmaya başlamasıdır.

Ne zaman sorun hâline gelir?

  • Bilinen bilgi sınav anında hatırlanamıyorsa
  • Soru okunduğu hâlde anlaşılmıyorsa, aynı satır defalarca okunuyorsa
  • Zaman yönetimi bozuluyor, sınav yetiştirilemiyorsa
  • Sınav salonunda bedensel belirtiler baş edilemez hâle geliyorsa
  • Sınav öncesi günlerde uyku ve iştah belirgin biçimde bozuluyorsa
  • Çalışmaya başlanamıyor, sürekli erteleniyorsa

Sık görülen belirtiler

Bedensel: Çarpıntı, terleme, mide ve bağırsak yakınmaları, titreme, ellerin buz kesmesi, baş ağrısı.

Zihinsel: Zihnin boşalması, dikkat dağınıklığı, “yapamayacağım” düşüncesinin sürekli tekrarı, olumsuz sonucu önceden yaşama.

Davranışsal: Erteleme, çalışma masasından kaçınma, deneme sınavlarına girmeme, aşırı sosyal medya kullanımı.

Erteleme tembellik değildir

Sınav kaygısı olan öğrencilerde erteleme çok sık görülür ve çoğu zaman yanlış anlaşılır. Erteleme, başarısızlık kaygısından kaçınmanın bir biçimidir: çalışmayıp başarısız olmak, çalışıp başarısız olmaktan daha az tehdit edicidir. Bu nedenle “daha çok çalış” uyarısı işe yaramaz; kaygının kendisi çalışılmadan erteleme çözülmez.

Terapide ne çalışılır?

  • Kaygının işlevinin anlaşılması: Hedef kaygıyı yok etmek değil, performansı destekleyen düzeye çekmektir.
  • Felaketleştirici düşüncelerin ele alınması: “Kazanamazsam hayatım biter”, “ailem beni affetmez” gibi çıkarımların gerçekçi biçimde değerlendirilmesi.
  • Ertelemenin çözülmesi: Küçük ve başlanabilir adımlarla çalışma davranışının yeniden kurulması.
  • Çalışma düzeni: Gerçekçi program, aralıklı tekrar, dinlenme ve uyku düzeni.
  • Sınav anı becerileri: Nefes düzenleme, dikkati soruya geri getirme, zaman yönetimi, zor soruyu bırakabilme.
  • Deneme sınavlarıyla maruz bırakma: Sınav koşullarına kademeli alışma.
  • Aile görüşmeleri: Ailenin kaygısının gence nasıl aktarıldığının ele alınması.

Görüşmeler ergen terapisi çerçevesinde yürütülür; yetişkinlerde sunum ve müsabaka kaygısı da aynı yaklaşımla çalışılır.

Sık sorulan sorular

Sınava az kaldı, geç mi kaldık?

Hayır. Sınav kaygısına yönelik çalışma kısa sürede uygulanabilir beceriler içerir. Erken başlamak avantajlıdır ama son dönemde de anlamlı destek sağlanabilir.

Aile olarak nasıl davranmalıyız?

Sınavı gündemin tek konusu hâline getirmemek, sonuç yerine çabaya odaklanmak ve kıyaslamadan kaçınmak en işlevsel tutumdur. Ayrıntılar aile görüşmelerinde konuşulur.

Öğrenci gelmek istemiyorsa?

İsteksizlik sık görülür. İlk görüşmeye aile olarak gelinip nasıl ilerleneceğinin planlanması, zorlayarak getirmekten daha işlevseldir.

Görüşme talebi ve bilgi için

Uzm. Klinik Psikolog Sevgi Okutan

0532 519 80 10

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Tanı yalnızca yüz yüze klinik değerlendirmeyle konulabilir. Acil bir durumda 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayabilirsiniz.